29 Temmuz 2010 Perşembe

son

birilerinin bana biçtiği sessizliği kabul eder miyim sandın.. galiba bu direnç noktasının kırıldığı an.. herşeyin boşaldığı, yeniden tanımlandığı yer.. burda kalbin vücudunun içinde durmuyor artık, göğüs kafesini çatlatıyor önce, kemiklerini kırıyor.. büyüyüp dışarı çıkarken seni içine alıyor.. koza oluyor çevrende.. kendi kalbini yiyip dışarı çıkıcağın günü bekliyorsun.. kelebeğin öyküsü diil ama bu, dışarı ne çıkıcak bilmiyorum..

otobanın ortasında durdum, arabadan indim, solumda dev bi gökkuşağı, sesim kısılana kadar içinden geçen uçağa bağırdım.. isim diildi, fiil diildi.. ruhum diye bağırdım.. şimdi nedenini anlıyorum..

14 Temmuz 2010 Çarşamba

loop

9 Temmuz 2010 Cuma

inanç

dün sahilde yaklaşan fırtınaya bakarken ufak bi kız çocuğu, sanırım 4-5 yaşlarında gelip elimi tuttu.. arkam dönüktü, irkildim ama ufak bişiyin elini tuttuğunu anlıyorsun, ani bi tepki vermedim.. dönüp baktığımda "baba" dedi bana.. kitlendim.. annesi geldi sonra benden bikaç yaş büyük bi hatun.. baba dedi bana dedim gülerek.. babası iki yaşındayken ölmüş.. bişi diyemedim.. sigara içtik beraber sonra ben çocuğu için bikaç güzel şey söyleyip ayrıldım ordan.. romantik komedi diil bu, gerçek hayat.. böyle garip şeylerin, film karelerinin benim hayatıma devamlı nasıl girdiklerini merak ettim sonra.. inançlı diilim, ordan oraya akan, birbirini etkileyen enerjileri anlayabiliyorum ama.. bu sanırım açıklamasını yapabildiğim bişi..

sarışın ve yeşil gözlü, beş yaşlarında bir kız çocuğu gelip elimi baba diye tutuyorsa bu hemen bağlanıyor biyerlere.. adı daha da ilginç ama o bende kalsın..

bu enerji, inanç yada kader, adı herneyse sanırım daha yaşanıcak çok şey var..

fotoğrafını çekmedim, aklıma geldi ama devamlı dönüp bakmak istemedim, unutmam zaten.. ona benzeyen bi başka çocuğun fotoğrafını koyuyorum.. çilleri de var..